Page 6 - 4322765931-tiras-ocak-2018.compressed
P. 6

Toplantıya katılanlardan başka bir grup.
            şadıkları  samîmi  sevginin  de,  kendileri  için  ebedî   “Allah yolunda harcayın. Kendi ellerinizle ken-
            hayatta mutluluk vesîlesi olacağına işaret etmiştir.  dinizi tehlikeye atmayın. Her türlü hareketinizde iyi
                Ebu Hureyre (r.a.)’nin rivayet ettiği bir hadîs-i   davranın,  çünkü  Allah  muhsinleri  (iyilik  edenleri)
            şerîfinde  de:  “Yedi  sınıf  var  ki,  Allah  Teâlâ  kendi   sever.” (Bakara, 195)
            gölgesinden  başka  gölge  bulunmayan  bir  günde   Ayet-i kerîmede geçen “ihsân” kelimesi, bir işi
            onları  kendi  gölgesinde  barındırır.”  buyurmuş  ve   tam ve noksansız yapmak, işin hakkını vermek ve
            bunlardan  bir  sınıfın  da  “Allah  için  birbirini  sevip,   dürüst olmak demektir.
            bu  sevgiyle  bir  araya  gelen  ve  ayrılan  iki  kimse”   Nitekim bir hadîs-i şerîfte Resûlullah (s.a.v.)’e:
            olduğunu söylemiştir.                            “İhsân nedir?” diye sorulmuş. O da: “Allah’a, O’nu
                Sevgi,  yüce  Rabbimizin  gönüllerde  var  ettiği   görüyormuş gibi kulluk etmendir, her ne kadar sen
            ilahî bir duygu. Hayatımız bu duygu ile anlam bulur.  O’nu görmüyorsan da, O seni görüyor.” buyurmuş-
                Sevginin  en  üstün  ve  değerli  olanı  şüphesiz   tur. Kulluk umumî bir davranıştır. Bu itibarla hadîs-i
            ki  Allah  sevgisidir.  Müminler  Allah’ın  muhabbetini   şerîfteki manayı, özellikle ibâdete yöneltmek doğru
            her  şeyin  üstünde  tutar  ve  O’nu  her  şeyden  çok   değildir. Esasen Arapçada ihsân, işi doğru-dürüst
            severler.  Allah’ı  sevenler,  farzlarını  yerine  getirir,   yapmaktır. Onun için işinin ehli olana “muhsin” de-
            haramlardan sakınır, nafile ibâdetlerle manen O’na   nir. Sosyal yardımı ve adaleti de içine alan ihsân ve
            yakın olmaya gayret ederler. Allah yolunda çalışır,   infâkı, “tehlikeyi önleyen bir tedbir” olarak gösteren
            İslamı yaşama hususunda kınanmaktan çekinmez,
            kalbi, zihni ve dili ile dâima Rabbini anar. Allah’tan   ayet-i kerîme, adaletin anarşiyi ve ihtilali önlediğine
            gelene  râzı  olurlar.  Allah’ı  seven  bir  kul  zamanla   de işaret etmektedir.
            O’nun sevgisini kazanır.                            “… Şunu iyi bilin ki, Allah, tevbe edenleri de
                Peki  Allah  kimleri  sever?  Allah  Teâlâ’nın   sever, temizlenenleri de sever.” (Bakara, 222)
            kimleri  sevdiğini  öğrenmek  için  Kur’ân-ı  Kerîm’i   “Hayır! (Gerçek onların dediği gibi değil.) Her
            incelediğimizde aşağıda mealleri arz edilen ayet-i   kim sözünü yerine getirir ve kötülükten sakınırsa,
            kerîmelerden; Resûlüne uyanları, muhsinleri (iyilik   bilsin ki Allah, sakınanları sever.” (Âl-i İmrân, 76)
            edenleri), tevbekârları, takvâ sahiplerini, sabreden-  “Nice  peygamberler  vardır  ki,  beraberinde
            leri, adaletli olanları, çok temiz olanları ve Allah yo-  birçok Allah erleri bulunduğu hâlde savaştılar da,
            lunda çalışanları sevdiğini görmekteyiz. Dilerseniz   bunlar, Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı
            bu  ayet-i  kerîmelerin  meallerini  birlikte  okuyarak
            üzerlerinde durup düşünelim ve Allah’ın sevdiği o   gevşeklik ve zaaf göstermediler, boyun eğmediler.
            kimselerden olmaya çalışalım.                    Allah sabredenleri sever.” (Âl-i İmrân, 146)
                “(Resûlüm!)  De  ki:  Eğer  Allah’ı  seviyorsanız   “… Ve eğer hüküm verirsen, aralarında adalet-
            bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahınızı   le hükmet. Allah adil olanları sever.” (Maide, 42)
            bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirge-  “  …  Allah  çok  temizlenenleri  sever.”  (Tevbe,
            yicidir.” (Âl-i İmrân, 31)                       108)


            4
   1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11